GÜNDEM

TBMM başkanı Mustafa Şentop, Burası Haftasonu programına konuk oldu

Habertürk'te Oylum Talu ile Burası Haftasonu'nun konuğu TBMM Başkanı Mustafa Şentop oldu. Şentop gündem değerlendirmesinin yanında kişisel hayatından bahsetti.

Tekirdağ'da muhacir bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelen Mustafa Şentop, yalnızca siyasetçi değil aynı zamanda yazar ve hukukçu olarak da biliniyor. 

Dün Irak'ın başkenti Bağdat'a giden Mustafa Şentop, Irak Meclisi Başkanı Muhammed Halbusi ile görüşmesinden bahsetti.

"İki aya yakın bir zamandır meclis başkanları ile bir toplantı gerçekleştirmek istiyorduk. Bu toplantı güzel bir başlangıç oldu. Irak zor zamanlar geçirdi. Daha önce Amerikan işgali arkasından DAEŞ'in topraklarının yarısını neredeyse işgal etmesi, onlara karşı bir başarı kazandı. Tabii Türkiye'nin bu anlamda hem manevi hem maddi ciddi katkıları oldu. Geleceğe daha güvenle bakmaya ihtiyaçları var. "

Seçime dair ziyaretlerden bahseden Şentop," Seçildikten sonra yurt dışına seyahat etmek gibi bir adet var. Ben meclis başkanı seçildikten sonra ilk ziyaretlerini yurt dışı KKTC'ne ve Azerbaycan'a yapıyorlar. Önce o ziyaretleri gerçekleştirdik. Arkasından İslam İşbirliği Teşkilatı toplantısı var. Fas da onun dönem toplantısıydı. Daha önceden belirlenmiş bir takvim, ona katıldık. Daha sonra Katar'da Doha'da parlamentolararası birlik toplantısı var ona katıldık. Dünyanın en eski platformlarından birisi diyebiliriz. 1889'da kurulmuş. O zamandan beri devam ediyor. Onun 140'ncı toplantısıydı." dedi. 

Diplomasi sorunları çözecek bir yapıda değil

Sözlerine devam eden Şentop, "Parlamenter Diplomasi sorunları çözecek bir yapıda, mahiyette bir faaliyet değil. Çünkü hükumetlerin icra organlarının vereceği hususlar bakımından. Fakat biraz daha tabiri caizse daha soft diplomasi gibi düşünülebilir. Bazı alanlarda zemin hazırlayıcı bazı alanlarda ön açıcı fonksiyonları var. Bazen hükumetlerin bir araya gelemediği noktalarda parlamentolar, dostluk grupları ya da başkanları dostluk çerçevesine girebiliyor. Öyle bir anlamı var. Dünkü ilk olması sebebiyle, bu toplantının güven sağlayıcı bir özelliği var. 

Dünya ilginç bir dönemden geçiyor. Yaşadığımız dönemi biz seçimiyoruz tabii. Zaman zaman da insanlık tarihinde böyle kavşak noktaları, zamanın, olayların akışının hızlandığı, anlar oluyor. Aynı bir nehrin akışı gibi düşünürsek bazen çok sakin aheste, bazen tarih kitaplarına baktığınız zaman 100 yıllık bir dönemin 3-5 sayfada anlatıldığını görürsünüz. Böyle kayda değer fazla olay yoktur. Ama bazen de bir aylık sürede veya bir haftalık zamanı ciltlerle anlatırlar. Çok önemli olayların, gelişmelerin olduğu dönemler. Aslında öyle bir dönemden geçiyor dünya, Türkiye."

"Herkes demokrasi diyor ama herkesin muradı farklı"

"Önceki yüzyıla ait paradigmalar aslında çöktü. Uluslararası kurumlar hedeflenen amaçlanan görevlerini yerine getiremedi. Başta Birleşmiş Milletler olmak üzere. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra dünya barışını sağlayalım. O niyetlerle kurulmuştu bunların hepsi fakat onu başaramadılar. 20. yüzyıl kanlı bir yüz yıl oldu insanlık tarihinde. Çok daha yakın zamanda yaşananlar, Bosna'da ve Ruanda'da yaşananlar insanlık ayıbı olarak nitelendirilebilecek bir sürü olay var. Bunlar sona erdi dünyada, yeni bir düzen yeni paradigmalar var. O yüzden bu toplantılar çok yeni platformlar oluşturuyor uluslararası alanda. Hep bir arayışın  ürünleri bunlar. Tabii herkes barıştan demokrasiden insan haklarından bahsediyor ama yalnızca söze bakmamak lazım bunlardan nelerin kast edildiğini, murad edildiğini düşünmek lazım. Herkes demokrasi diyor ama herkesin muradı farklı." 

"23 Nisan kutlamaları"

"Meclisin 99 yıl dönemine  denk geliyor bu yılki 23 Nisan. Seneye de tam 100. yılına denk geliyor dolayısıyla önümüzdeki yıl sembolik bir döneme denk geliyor. Bu yılda kutlamalar olacak ama asıl kutlamalar bir yıl sonraki 23 Nisan'da olacak. "

İmam hatip liseleri üvey evlat muamelesi görüyordu

Siyaset ve gündemin ardından, Oylum Talu'nun sorduğu siz de babasınız sizi bir baba olarak daha yakından tanımak isteriz sözü üzerine Şentop öncelikle muhacir olduğunu söyleyerek söze başladı, sonrasında ise Tekirdağ'a nasıl geldiğinden bahsederek şunları söyledi:

"İlkokul, ortaokul sonra imam hatip lisesini bitirdim. 1986'ya kadar Tekirdağ'daydım. Daha sonra üniversite için İstanbul'a geldik. Önce Boğaziçi Üniversitesi Uluslararası ilişkiler ve Siyaset bilimine girdim. Lise dönemine geri dönecek olursak, o zamanlar bunu söylemek lazım birçok bakımdan imam hatip liseleri üvey evlat muamelesi görüyordu. Başta müfredatı olmak üzere, örneğin lisedeki matematik ve fizik gibi dersler imam hatip liselerinde yoktu. Kısmen gösteriliyordu. Eksik kalıyordu. Hocalarımız bize ders dışında müfredat içinde olmayan konuları da bize gösteriyordu.  Buna rağmen iyi bir üniversite eğitimi alan ve iyi yere gelen arkadaşlar vardı.

Babam üniversitede hukuk okumamı istiyordu. Ancak yüksek puan aldığım için başka bölüme gittim. Sosyal bilimler oldu. Ancak sonrasında ben onu ikna ettim hukuk okudum. "

"28 Şubat sürecinden etkilendik"

"Kız kardeşlerim başörtüsünden dolayı okuyamadılar. 86/87 rüzgarıyla benden bir yaş küçük kız kardeşim, diğer kız kardeşim ise 28 Şubat süreciyle okuldan ihraç edildi. Ancak çok büyük bir gayret ile kendisi 4 çocukla üniversiteye geri döndü ve bitirdi ardından yüksek lisans bitirdi ve şu an devam ediyor."

Hukuk fakültesine girerken de amacının amacının akademisyenlik olduğundan bahseden Şentop, "Onda da sıkıntı yaşadım, anlatmak istemiyorum bunları pek ama ismini vermeyeceğim bir okul için araştırma görevlisi için önce dil sınavı yapılıyor, iki kişi geçmiştik. Sonra bilim sınavı yapılıyor onu bir tek ben geçmişitim. Mülakata girdim. Mülakatta imam hatip lisesi diploması sebebiyle iyi bir mülakat geçmesine rağmen alınmadım. O kadroya kimse alınmadı o zamanlar. Böyle dönemlerden sonra nihayet Marmara Üniversitesine girdim, 18 yılın sonunda, milletvekilliği için 2011 Mart'ta istifa ettim."

Çocukları hakkındaki soruları da yanıtlayan Mustafa Şentop şunlardan bahsetti:

"Kızımız İstanbul Üniversitesi hukuk fakültesinde okuyor, 3.sınıfta. İstanbul Erkek Lisesinden mezun, oğlum da oradan mezun. Boğaziçi Üniversitesi bilgisayar mühendisliğinde okuyor. Oğlumun matematiği daha iyi matematik olimpiyat takımında. Küçüklüğünde de fark ediliyordu. Üçüncü numara kızım ise Kartal'da imam hatip lisesinde okuyor. O da bilim seyyahları programında yer alıyor. En küçük de 6. sınıfta okuduğu okul hafızlık proje okulunda okuyor. "

Öğrencilik yıllarında yemek yapmaya başlamış

"Yemek yemeği seviyiorum. öğrencilik yıllarında yemek yapmaya başladım. Yemek kitapları almıştım, o kitaplardan bir çalışma yaptım. Yapılan yemeklerde ortak kullanılan malzemelerini öğrenip yemek yapıyordum. Her hafta patlıcan yemekleri yapıyordum bana sıra geldikçe"

Oylum Talu'nun kendinizi nasıl sakinleşiyorsuruz sorusunaysa şu cevabı verdi: "Mümkün olduğunca kenidimi kontrol etmeye çalışıyorum çocukluğumdan beri. herkes gibi sinirlenebilirsiniz ama bunları kontrol altına alarak başa çıkmaya çalışıyorum. "

Sebeplerini araştırırsanız yanlış yapmak sizi ileriye dönük geliştirir diyen Şentop, öğrencilerinin arasında da itiraz edilen kağıtları öğrencilere gösterdiğini, bu şekilde benzer hataları tekrarlamayacaklarını söylerek sözlerine devam etti. Milletvekili telefonlarının satıldığına denk geldiğini de aktaran Şentop, kendi telefonunun da para karşılığı bir vatandaşa satıldığını ve o vatandaşın söylediğine göre, başka milletvekillerinin de telefonalarının yüksek meblağlara satıldığını aktardı.