GÜNDEM

Erdoğan: O mektubu Trump'a göstereceğim

ABD Başkanı Trump'ın haddini aşan ifadeler kullandığı mektubunu, kasım ayındaki Washington ziyaretinde yanında götürerek kendisine iade edeceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "NATO'nun sözleşmesinin 5. maddesinde bizim birbirimizi herhangi bir saldırıya karşı koruma tedbirimiz var. Terör örgütleriyle görüşme yapıyorlar. Ortağımızın böyle bir şey yapması ve bunlarla karşı karşıya kalmamız bizi üzüyor" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TRT canlı yayınında gazetecilerin sorularını yanıtladı. ABD Başkanı Donald Trump'ın yazdığı mektuba tepki gösteren Erdoğan, kasım ayında yapacağı ABD ziyaretine ilişkin, "Mektubu da yanımızda getirip kendisine göstereceğiz" dedi.

Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şu şekilde:

-Öncelikle şunu tespit ederek başlayalım. Bu süreç 1940'lardan sonra, gerek ABD gerek Rusya noktasında Türkiye’nin bölgedeki belirleyici güç olması ilk defa ispatı vücut etti. Barış Pınarı Harekatı başlamadan önce dünyada ABD, Rusya, Batı, İran'a detaylı bilgiler verdik. BM Genel Sekreteri Dışişleri Bakanımız tarafından bilgilendirildi. Almanya, Fransa, İngiltere ile, İslam dünyası ile diyaloglar oluşturuldu.

-ABD ve Rusya'nın bu süreçteki önemi şurada ortaya çıkıyor. Türkiye'nin 911 kilometre sınırı var ve bu sınır nedeniyle sürekli taciz ediliyoruz. Bunları 8.5 yıldır yaşıyoruz. Öteki tarafta sadece Irak'ın sınırı var. Başka hiçbir ülkenin burada sınırı yok. Fakat bir anlaşma mı var, Türkiye buraya davet mi edildi de Türkiye buraya geliyor? Evet bizim burada bir Adana Mutabakatımız var. Çift dikiş gidiyoruz. Hem tacizler, hem bu mutabakat. 

"Ortağımızın böyle bir şey yapması bizi üzüyor"

-Hangi uluslararası toplantıya gitsek başlıklar arasında terörle mücadele var. Burada DEAŞ kılıfı diye bir şey var. Yahu burada sadece DEAŞ yok ki. Biz 3 bini aşkın DEAŞ'lıyı derdest ettik. AB'nin burada terör örgütü olarak kabul ettiği bir terör örgütü var. Bu terör örgütünün bir de kolları var. Bunları hala terör örgütü olarak kabul edelim mi diye tartışma var. Bunlara tırlar dolusu silah teslim edildi. Biz bunları sayın başkana ifade ettim. Hatta ilk anlatmam Hamburg'daki G20 zirvesiydi. Kendisine bunları anlattığımızda "bunlar nasıl olur" dedi. Bir ortağımızın böyle bir şey yapması ve bunlarla karşı karşıya kalmamız bizi üzüyor.

"Şu an size kırgınız, teröristle mektuplaşıyorsunuz"

-NATO'nun sözleşmesinin 5. maddesinde bizim birbirimizi herhangi bir saldırıya karşı koruma tedbirimiz var. Terör örgütleriyle görüşme yapıyorlar. Bir taraftan teröre karşı mücadeleyi konuşuyoruz bir taraftan onların gönderdiği mektupları kendi mektuplarınıza ek yapıp bize gönderiyorsunuz. Bunları hep konuştuk. Biz bunları Trump'ın kendisine bizzat anlattık. Biz şu anda size kırgınız, bir teröristle mektup alışverişinde bulunuyorsunuz, o mektubu kendi mektubunuza ek yapıp bize gönderiyorsunuz. Hiçbir şey diyemedi, 'Zaman zaman biz böyle görüşmeler yapıyoruz.

-İşin en acı yanı, NATO'da stratejik ortağımız ABD. Ve ABD'den maalesef 30 bini aşkın silah, mühimmat vb. ile Irak üzerinden Suriye'ye girildi ve terör örgütüne teslim edildi. 

-Terör örgütünün başında olanlarla Almanya, Fransa, ABD görüşme yapıyor. 

"Mazlum kod adlı şahıs, kırmızı bültenle aranıyor"

-Mazlum denilen kod adlı şahıs, kırmızı bültenle aranan bir terörist. ABD'nin bu adamı bize teslim etmesi lazım. Bugün Adalet Bakanıma da söyledim, onlar da bu adamı isteyecekler. Böyle bir çalışmanın gayreti içerisindeyiz.

-Baktık ki eş dost ahbaptan bir şey olmayacak, adımı attık, hazırlıklarımız tamamdı. Biz terör koridorunu Barış Pınarı Harekatı koridoruna çevirdik. Burada ilk etapta bizim için çok çok önem arzeden Tel Abyad ile Rasulayn. Bu alanı süratle kontrol altına aldık. Burayı kontrol altına aldıktan sonra burada yaşayan halk huzur imkanını rahatladı. Burasının doğusunda da 10 kilometrelik derinlikler var. Buraları da 1 hafta süre ile Rusya ile yaptığımız anlaşma gereği Kamışlı hariç Rusya rejim güçleriyle terör örgütünden temizleyecek. ABD'liler temizlediklerine dair yazılı olarak bize sözünü verdiler. Batıda da teröristler var. Tel Rıfat'taki teröristlerin de Ruslar ve rejim güçleri tarafından boşaltılmasını 10 maddelik metinde sözünü aldık. Burası da teröristlerden temizlendikten sonra atılacak adım 3 milyon 650 bin mülteci var. Bunların tamamına yakını Arap'tır. Bir de Ayn El Arab'dan 350 bin kişi Obama zamanından beri Türkiye'dedir. Tüm ihtiyaçlarını biz temin ediyoruz. Kürtler aşağı, Kürtler yukarı, hep söyledikleri. Kürtler bizim kardeşlerimizdir. Bizim sorunumuz teröristlerle.

-Pınarlar orada (Fırat'ın doğusu) bol olduğu için, biz bir de bunun başına barışı ekleyelim dedik. Barış Pınarı Harekatı da böylece başlamış oldu.

"Ayn el Arab konusunda ABD 'girmeyin', Rusya 'girin' diyor"

-Biz şu anda 150 saati bekliyoruz. Sonra müşterek devriyelerimiz başlayacak.

-Ayn el Arab konusunda ABD oraya girmeyin diyor, Rusya girin diyor. Bizim böyle bir durumumuz da var. Biz gelişmelere göre kararımızı vereceğiz.

-Orada bir de Münbiç var. Münbiç'i 90 günde boşaltacağız demişlerdi. 90 günde boşaltacağız diyen ABD orayı boşaltamadı. Münbiç yüzde 85-90'ı ile Arapların. Buradaki insanlar topraklarından oldu. Bunların tekrar topraklarına dönmesini sağlamak istiyoruz. Münbiç'te aşiretler diyor ki ne olur gelin. 5x19 böyle bir durumda adeta gözetleme kulesi gibi bir imkanı elde etmiş olduk. Münbiç'te Türk orduları olarak bir gözetim, kontrol durumumuz olacak. Tel Abyad'dan Cerablus'a doğru 10 kilometre derinliğinde bir barış koridorunu açmış olduk. 

-Münbiç Araplarındır. Buralar Kürtlerin yaşam tarzına uygun yerler değildir. Çünkü buralar çöl bölgeleri.

-('Putin ile 6 saat bir odada yapılan görüşmeler' ifadesine) Bir oda olur mu? Bir çok odanın içerisinde insanlar gidip geliyor. Sayın Putin’in özel görüşmelerini yaptığı bir teras. Çıktık terasa, çok samimi bir havada görüşmemize devam ettik. Böyle kolay olmuyor bunlar. Heyetler anlaşamıyor, bize geliyor.

"Suriye'deki ağır silahları bize versinler"

-Suriye'deki ağır silahların, silahların süratle temizlenmesi veya bunların Türkiye'ye terki. NATO'da beraberiz ya. Silahları bize versinler, yabancıya gitmemiş olur.

-Sayın Trump benimle olan münasebetlerinde samimi. Bugüne kadar mümkün olduğunca dürüst davrandı. Teröristin ona gönderdiği mektubu bana göndermesi. Kendisiyle yaptığımız telefon görüşmesinde 'Bu Amerika gibi bir devletin başkanına bir teröristin mektubunu kendi kapak yazısına ek yapması hiç uygun düşmemiştir, bu tavrı kınıyorum.' dedim.

-Ayın 13'ünde tabiki bu davete icabet edeceğiz. Bir heyet olarak giderek oradaki görüşmeleri yapacağız. Bu mektubu da yanımızda getirip kendisine göstereceğiz. Sayın Putin'e de söylediğim bir şey var. Ben bir teröristle masaya oturmam. Herhangi bir terör örgütünü aracı olarak asla kabul etmem. Hiçbir yerde terör örgütüyle müzakere veya terör örgütüyle anlaşma ifadesi geçmez. Ne geçer? Amerika ile Türkiye Cumhuriyeti şu, şu konularda anlaşmaya varmışlardır. Benim bugüne kadar öğrendiğime göre sadece devletler arasında savaş olur. Siz bir terör örgütünün başı ile müzakere etmezsiniz ama devletler arasında oturur müzakereleri yaparsınız. O zaman dedi ben Pence ve Pompeo'yu gönderiyorum dedi. Bu heyet geldi, görüştük.

-Türkiye Cumhuriyeti devleti asla terör örgütü ile masaya oturacak kadar alçalmamıştır. Orada 120 saat dedik. 120 saat doldu, ondan sonra da Rusya ile yaptığımız anlaşmanın süreci başladı. O da 150 saat ve devam ediyor. 13'ünde ABD seyahatini gerçekleştireceğiz. Bir çok konuda görüşeceğiz.

"Biz inşaya geldik, yıkmaya değil"

-Şu anda yaptırımların kaldırıldığını, kalktığını Sayın Trump açıkladı. 13'ünde Amerika'ya gitmemize mani bir hal kalmadı. Onun için gideceğiz. Orada daha önceki samimi tablolarımızı inşallah gerçekleştiririz.

-Sınırlarımızı terör belasından temizliyoruz. Ülkemizdeki mültecilerin gönüllü bir şekilde dönebilecekleri bir güvenli bölge inşa ediyoruz. Güvenli olarak gerçekleştirebilirsek, biz planı yaptık, dersimize çalıştık. BM Genel Kurulunda devlet başkanlarına verdim. Orada, hastaneler, yönetim binaları yapılacak. Bunu bile öyle anlatmışlar ki orada yeni bir devlet mi kuruyorsunuz diye anlatmışlar. Gidin Cerablus'a bakın. Biz Türkiye'yi oraya yığmadık ki. Cerablus'ta Cerablus halkı var. Biz belediyelerimizi görevlendirdik, oradaki altyapıyı yaptık, Cerablus halkına teslim ettik. Biz inşaya geldik, yıkmaya değil. Suriye Suriyelilerindir. Üzerimize hangi görev düşerse onu da sonuna kadar yapacağız.

"Teröristlerin kafasını ezeriz"

-Rakka ve Deyr ez Zor'da hesapları olanlar var. Burada petrol yatakları var. Kamışlı'nın da böyle bir durumu var. Teröristlerin bize zarar vermesi durumunda biz onların kafasını ezeriz. Bizim için uçuşa yasak bölge diye bir şey de söz konusu değil.

"İdlib'de üçlü dayanışma olmasa kan gölüne dönerdi"

-Bizim Astana süreci ile ilgili bir 3'lü dayanışmamız var. Bu süreç olmasaydı, İdlib kan gölüne dönerdi. İdlib'de nasıl böyle bir başarı elde edildiyse bu devasa alanda kontrollü bir yaşam hazırlamak. 

-Deyr ez Zor'dan petrol çıkartmak suretiyle bu terör örgütleri nemalanıyor. Oradan da tüm ihtiyaçlarını parasal olarak buradan karşılıyorlar. Hatta rejime dahi bunların petrol sattıkları vardır. Petrol ürünlerine dahil çalışmaları bile var. 

"DEAŞ'lı Türkler ülkemizde yargılanabilir"

-DEAŞ'lıları salıverdiler. O terörist, öbürü de terörist. Buna karşı bizler kararlı attığımız adımlarla bunların ülkemize girmesine engel olduk. Bunları ülkelerine geri gönderdik. Sayın Trump da bu hassasiyetimizi görerek bu konuda bizden yana tavır koydu diyebilirim. Hangi cezaevlerinde ne kadar DEAŞ'lı var noktasal olarak bunları bize verdiler, biliyoruz, takibindeyiz, onlar oradan alınır cezaevlerinde yargılanır. Fransa'dan, Almanya'dan Fas'tan şu kadar var, biz bunları biliyoruz. Az sayıda da olsa maalesef Türk de var. Türkler ülkemize getirilip burada yargılanabilir. 70 civarında kadın var, çocuklar var. Adalet Bakanlığımız çalışmaları sürdürüyor.

"Terörü beslersen bir gün gelir senin de gözünü oyar"

-Ciddi bir dezenformasyon var, bilgisizlik var. Koskoca devlet başkanı, başbakan bilgiyi kaynağından almamış. Bunu neden bana sormuyorsunuz da terör kaynaklarından alarak yargılamaya çalışıyorsunuz. Biz sizinle NATO'da uluslararası birçok kuruluşta beraber değil miyiz. Bunlar dezenformasyonda başarılı olan kaynaklarla oradan aldıkları bilgi ile Türkiye'yi yargılamaya kalıyorlar. Biz medeni dünyanın temsilcisiyiz. Medeni dünyanın terörle mücadelesi de var. Medeni dünya terörden yana değil bizden yana olmak zorundadır. Yarın bu terör senin de canını yakar. Biz diyoruz ki kimsenin başına bu bela gelmesin. İngiltere'de bir tırın içinde 30 küsür ceset bulundu. Bu cesetler nereden geldi diye çıkarmaya çalışıyorlar. 39 ceset bu tırın içinde buraya nasıl gelmiş. Bunlar çok çok acı şeyler ama biz her zaman söylüyoruz. Biz her zaman hakikatın yanında olduk. Terörü kaynağında kurutma kararlılığımız var. Terörü beslersen bir gün gelir senin de gözünü oyar. Gün ola harman ola, yarın bu terör senin de canını yakar. Biz istiyoruz ki kimsenin başına böyle bir bela gelmesin.

"Biz 3.6 milyon Arap'a bakıyoruz"

-Arap Birliği'nin ortaya koyduğu o tepkinin tutulur yanı yok. Bunlar Suriye'yi Arap Ligi'nden çıkardılar, şimdi almak için değerlendirme yapıyorlar. Arap Milliyetçiliği mi yapıyorsunuz yoksa Türklere mi karşısınız? Arap milliyetçiliği yapıyorsanız 3.6 milyon Araba biz bakıyoruz. Bunlara sahip çıkan Türkiye'ye siz karşı çıkıyorsunuz? Siz Erdoğan karşıtlığından mı bunu yapıyorsunuz? İslam dünyasına sesleniyorum, Tayyip Erdoğan ve bizim siyasi hareketimiz ne bölgesel milliyetçilik, ne kavmiyetçilik yapar. Biz sadece şuna inanıyoruz. Müslümanlar kardeştir, biz zalimlerin karşısında mazlumların yanındayız. Bizim kültürümüzde muhacir, ensar olmaya talibiz dedik, ve Suriyeli kardeşlerimizi ülkemize aldık. Arap Birliği İslam dünyasının hiçbir meselesine cevap üretememiştir.

"ABD ve Rusya'nın tek noktada buluştuğu bir örnek yok"

-Astana süreci ile ilgili olarak Rusya-İran-Türkiye 3'lüsü olarak görüşmelerimiz devam ediyor. Bu noktada bizim çok daha temkinli hareket etme zorunluluğumuz var. Rejimin garantörlüğünü üstlenen Rusya ve İran ile biz bu süreçleri çözmeye çalışıyoruz. 

-Teröristler bölgeden çıkarıldıktan sonra teröristlerden arındırılmış bir güvenli bölgede, hava sahasında sıkıntı olamayacak, lojistik destek sağlanacak. Bütün projeleri biz burada hayata geçirebiliriz. Burada bir mülteciler şehrini bu güvenli bölge içinde kurmuş oluruz. Bu bir damgadır, tarih bizi anar. 1940'lardan sonra ABD ve Rusya'nın tek noktada buluştuğu başka bir örnek yok. Biz bunu terör örgütüne karşı elde ettiğimiz zaferle yaptık. Şahsımın değil, TSK'nın milletimin ve Suriye Milli Ordusu'nun zaferidir. 

"Avrupa'nın kapılarını açarsak ciddi bir gidiş olur"

-Avrupa'nın kapılarını açarsak ciddi bir gidiş olur diye düşünüyorum. Türkiye'yi sevip de buradan gitmek istemeyenler de var tabi. Dünya 8,5 yıldır Suriye trajedisine duyarsız kaldı. Bakalım Suriye'nin kuzeyindeki imar planımıza destek verecekler mi? 

-İHA/SİHA'larımızın yerli ve milli olmasının bizi rahatlattığı gibi bizim zırhlı taşıyıcılarımız, akıllı bombalarımız bizi rahatlatıyor. Bu bombaları bize ABD satmadı. Biz de kendimiz yaptık. 

-Başımızın çaresine baktık S-400'leri aldık. Buna rağmen verebiliyorsanız bunu da verin bize, Patriot da alalım dedik. Şimdi F-35'leri vermeyeceğiz diyorlar. Bu iş mi? Biz size ödeme yaptık, gövdeyi biz üretiyoruz. Bunu üreten bir ülkeye sen bunu vermiyorsun. Bu nasıl izah edilir? NATO'da üretiminde beraberiz ama vermeyeceğiz diyorlar. Biz başımızın çaresine bakacağız bunları da kendimiz üreteceğiz. Nasıl ki İHA'larda bunu başardıysak bunda da başaracağız. 

-Terör örgütünün destekçisi olan parti dışında bu kararı aldılar. Zaman zaman ana muhalefetin başındaki zaatın çirkin açıklamaları oluyor. Rusya'da sayın Putin ile görüşmelerimizi yaparken garip garip şeyler konuşuyor. Ben Savunma Bakanımı bunlara gönderiyorum, giderek bilgilendirdiler. Bu kadar hassas düşünüyoruz, yaptığı işe bak. Bir başkanlık sistemi ile kabinesiyle ortada olan bir hükümetiz. Bilgilendirmeyi hassas yürütürken, teröre karşı mücadelemizi konuşurken sen de kalkıp içerden bize vuruyorsun. Ülkede bir kamuoyu araştırmasına girmiş değiliz ancak yüzde 75-80 gibi bir desteğin olduğunu görüyoruz. 

-İyi Parti şu anda sürece olumlu bir destek veriyor. Herhangi bir olumsuz destek duymadım. CHP'nin başındaki zaatın tabanda karşılığı olduğuna inanmıyorum. Çünkü CHP'nin 6 okunda da milliyetçilik var. 

-Merkez Bankası bağımsızdır derken, milletime hesabı Merkez Bankası mı ödeyecek, sandığa Merkez Bankası'nın başkanı mı gidiyor? Hesabı biz veriyoruz.

"Benim saham birinci derece ekonomidir"

-Benim saham birinci derecede ekonomidir. Faizin ne denli bir bela olduğuna inanırım. Dünyada gelişmiş ülkelere baktığımızda faiz oranlarının çok düşük hatta eksilerde olduğunu görüyoruz. Bize ne oluyor da 40 puanlara kadar çıkıyoruz. Biz göreve geldiğimizde politika faizi yüzde 63'tü. Biz 4,6'ya kadar indirdik. Enflasyonu da 30'dan 7,2'ye kadar indirdik. Sonra bu Taksim hadiseleri ile faiz bir anda çift haneliye çıktı. Biz faizi düşürelim derken birileri de faizi artıralım dediler. Ben şu anda o inançtayım. Bundan önceki tabi Merkez Bankası bağımsızdır diyorlar ya, Merkez Bankası bağımsızdır derken milletime hesabı Merkez Bankası mı verecek. Bizim bu işi planlamamız lazım, bir şeyi yakalamamız lazım, amaç mı olacak, araç mı olacak? Burada birileri amaç bağımsızlığını savunuyor. Kusura bakmasınlar. Merkez Bankası başkanını görevden alabilir değiştirebilir. Biz bu adımı attık. Neredeyse tek haneliye yaklaşıyoruz. Tek haneliye geçtiğimiz anda enflasyonda da ciddi manada düşüşü göreceğiz. Türkiye'de yatırımlar sıçrama yapacak. Bu kadar yüksek faizle yatırım olur mu? Girişimci özgüvenini kaybetti. Parayı pahalıya satın alan insan yatırım yapabilir mi? Konut satışlarında faizler düşünce satışlar arttı. Sadece konut olayı bile bir çok sektörü hareketlendiriyor.

-Suriye Milli Ordusu, TSK ile beraber bu mücadeleye girdi. TSK'mızın 7 şehidi var, 95 askerimiz yaralı. Suriye Milli Ordusu'nun 96 şehidi, 374 yaralısı var. 20 sivil şehidimiz, 187 sivil yaralımız var