GÜNDEM

Cumhurbaşkanı Yardımcısı'ndan telefon hatlarının kesilmesiyle ilgili açıklama

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, Türkiye'de afet müdahale toplantısının ardından açıklamalarda bulunarak, "GSM şirketleriyle ilgili çalıştık. Açıklamaları oldu ama biz onun ötesinde yoğun bir çalışma istedik. Bazı görevler verdik. Tamamen çözüme dönük, burada yoğunluk olsa bile iletişimin ilk anda kesilmemesiyle alakalı neler yapılabilir, diye çözüm önerileriyle geldiler. Aldığımız kararlarla ilgili kamuoyunu bilgilendiririz" dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezi'nde (AFAD) düzenlenen Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) Toplantısı’nın ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

“Organize sanayi bölgelerimiz, çeşitlerine göre arama kurtarma ekibi kurmalarına teşvik edeceğiz”

Yaşanan depremle alakalı bilgilendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, “Bakanlarımız ve kurumlarımızla depremin etkisini ve ileriye dönük çalışmalar yaparak bunu fırsata çevirdik. Bütün kurumlarımız çalıştılar ve sabah geldiler. Yapılan çalışmalarda olası bir depremdir ve ya başka bir şeydi, İstanbul ve dışındaki illerimiz için geçerli. Hazırlıklar ve çalışmaların son derce ciddi bir hazırlık olduğunu ve 28 tane hizmet grubu, çalışma gruplarıyla birlikte aslında ne kadar sağlıklı sistem kurduğumuzu görmüş olduk. Başta Birleşmiş Milletler olmak üzere, şahsen bende bir parçasıydım, Avrupa Birliği dahil, dünyadaki en iyi entegre sistemi kurmuş bulunuyoruz. Bu sistemin müdahaleyle ilgili herhangi bir afet deprem olduğu anda sıfırıncı dakikaya hazırlıktır. Buradan AFAD’tan düğmeye basıldığı anda bu çalışma grupları hiçbir talimat beklemeden anında harekete geçecektir. Bilişim alt yapısı dahil, bunlar kuruldu. Çalışma grupları arasında valilik ve bakanlıklarımız telsiz sistemiyle haberleşme sisteminin oluşturulduğu bir yapıdan bahsediyoruz. Bu günden itibaren İçişleri Bakanımızın ve valiliğimizin koordinasyonunda yoğun bir şekilde tatbikatlarımız yapılacak çalışmalar için devreye giriyoruz. İlk deprem olduğu anda arama kurtarmaya ihtiyacımız var. Bir senaryo yazıp hasar nedir, bu yerlerin her bir ilçemizin görevlendirilmiş arama kurtarma ekiplerimiz var. Sadece İstanbul’da değil 80 ilimizde var. Bir karar daha aldık. Organize sanayi bölgelerimizin de kendilerine özel anında ihtiyaç duyduklarında yaptıkları üretimin çeşidine göre arama kurtarma ekibi kurmasını teşvik ediyor olacağız. Buradan da her türlü eğitimi vererek sertifikalandırmış olacağız” dedi.

“Bilgi kirliliğine giderek insanımızı huzursuz etmek, anlaşılabilir bir durumda değildir”

Senaryolar oluşturarak hazır değilmişiz gibi konuşmanın yanlış olduğunu ifade eden Oktay, “Denizden karadan havadan dışarıya ulaşım nasıl sağlanacağı, İstanbul’un diğer bölgelerine nasıl ulaşımının sağlanacağı çalışılmıştır. Diyelim ki yaralılarımız olacaktır hastanelere gidecektir. Bütün buralarla ilgili tahliye boyutu da çalışılmıştır. Dün toplanma alanı idi, ne kadar da küçükmüş. Bugün bina yapmışlar. Herhangi bir en kötü senaryoda toplanma alanı metrekare olarak nedir, bu alan olarak biz ihtiyacımız karşılayabiliyor muyuz? diye bakıyoruz. Yer değişebilir. Bizim için önemli olan ihtiyacın karşılanmasıdır. İhtiyacımızın karşılanmasında herhangi bir sorun yoktur. Bunun üzerinden senaryolar oluşturmak ve hazır değilmişiz gibi bilgi kirliliğine giderek insanımızı huzursuz edecek kadar yanlış bir olay olamaz. Bu anlaşılabilir bir durumda değildir. Dolayısıyla biz yaptığımız çalışmalarda, aslında bütün kurumlarımız, STK ve yerel yönetimler buna dahil, hazırlıklarının ne kadar ciddi olduğunu bir kere daha gördük” diye konuştu.

“Bin 500 üzerinde gözlem istasyonuyla en sismik hareketi ölçüyoruz”

Bilinçlendirme konusunda eksiklerin olduğunu söyleyerek çalışmaların sürdüğünü dile getiren Oktay, ”Eksik olan tarafımız bilinçlendirme boyutudur. Burada asıl vatandaşlarımız bu işin paydaşı. Deprem olduğu andan itibaren ve olmadan önce yapmaları gereken hususlarla alakalı bilinçlendirme konusunda. Basın kuruluşlarımızdan burada destek istiyoruz. Ortak derdimiz. Vatandaşlarımıza diyoruz ki afete hazır mıyız diye kendinize sorun. İstanbul’u ve Türkiye’yi bin 100 tane deprem gözleme istasyonumuz var. Yerin 300 metre altında kademeli olarak deniz altındaki faaliyetleri ölçüyoruz. Kandilli'nin yine 450 civarında toplamda bin 500 üzerinde gözlem istasyonuyla en sismik hareketi ölçüyoruz. Ve hazırlıklarımızı yapıyoruz. Deprem konusu keşke bilimsel olarak, şu gün şu saatte olacak diye bilinse de ona göre de hazırlıklarımızı yapsak. Bu bugünkü bilimsel olarak geldiğimiz noktada depremin hangi saatte, nerede olacağını bilen hiçbir yaklaşım yoktur. Yorumlar yapılır. Bizim görevimiz buna hazır olmaktır. Bununla ilgili hazırlıklarımızı yapıyoruz. Kamu binalarının güçlendirilmesiyle alakalı İSMEP projemiz vardır. Deprem haritalarımız güncellendi, son derece bilimsel alta yapılarla çalışan ilgili kurumların katıldığı görüşlerin alındığı, birinci deprem bölgesi, artık bina olarak bulunduğumuz yerin koordinatını verdiğimiz de bunun kaç derece deprem bölgesi olduğunu öğrenebilirsiniz” şeklinde konuştu.

“Eğitim konusunda 12 milyon kişiye ulaşmışız, çok ciddi bir çalışma”

Kapsamlı çalışmaların olduğunu kaydeden Oktay, “Afete hazır Türkiye boyutunda eğitim noktasında bir baktık, ne kadar ulaşılmış diye, 12 milyon kişiye ulaşmış durumdayız. Çok ciddi bir çalışma bu. Birçok konuda yapılan çok kapsamlı çalışmalarımız var. Bunları gölgelemede bu hepimizin varlığı, bundan gurur duymalıyız. Farklı siyasi görüşlerimiz farklı olabilir bu gurur duyacağımız bir tablodur. Kurum ve kuruluşlarımızla geldiğimiz nokta itibariyle güzel çalışmalarımız var. Eksikleri belirledik ve hızlı bir şekilde en fazla bir hafta içinde daha iyi konuma gelecek şekilde çalışacağız” ifadelerini kullandı.

Depremde iletişimin kesilmesiyle ilgili açıklama

Depremin hemen ardından iletişim araçlarında yaşanan soruna da değinen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, ”Orada birkaç şeyi ayırmalıyız. Birinci veri, data paylaşımında bir sıkıntı yaşanmadı. Seste bir sıkıntı yaşandı, mobil cihazlarda sıkıntı yaşandı. Bir de biz kendi içimizdeki afetin yönetimiyle alakalı sorumlu olan birimlerle alakalı, orada bir sıkıntı olmadı. Orada bir iletişim sistemi var. Onun daha da güçlendirilerek daha da genişletilerek tamamen ayrı bir sistem yapacağız. GSM şirketleriyle onlarla ilgili çalıştık. Onların bize açıklamaları oldu. Onun ötesinde yoğun bir çalışma istedik. Bazı görevler verdik, arkadaşlar onunla ilgili bizi içerde bekliyorlar. Tamamen çözüme dönük, burada yoğunluk olsa bile iletişimin ilk anda kesilmemesiyle alakalı neler yapılabilir, diye çözüm önerileriyle geldiler. Her dört şirketin genel müdürü burada. Aldığımız kararlarla ilgili kamuoyunu bilgilendiririz. Orada bir eksilik olduğunu gördük, açıklamalarla yetinmek istemedik, çözüme odaklandık. Şimdi çözümleri belirleyip kararları alıyor olacağız” dedi.