GÜNDEM

Şule Çet davasında keşif raporu sanığın ifadesini çürüttü

Şule Çet davasında olay yeri keşif raporu dosyaya girdi. Keşif raporunda elde edilen veriler sanığın savunmasını yalanladı.

Şule Çet davasında yeni gelişmeler meydana geldi. Üniversite öğrencisi Şule Çet'in bir plazanın 20. katından itilerek yaşamını yitirmesine ilişkin davada, olay yeri keşif raporu dosyaya girdi. Rapor, sanık Çağatay Aksu'nun iddiasını çürüttü.

Olay yeri keşif raporu, Sanık Çağatay Aksu'nun savunmasını yalanladı

Sanık Çağatay Aksu, "Odaya girdiğimde Şule'nin camdan aşağı düştüğünü gördüm. Hemen bacaklarından tuttum" diye kendini savunmuştu. Bilirkişi raporu bu durumun mümkün olmayacağını ispatladı. Olay yerinde yapılan keşif sonucu hazırlanan rapor, mahkeme dosyasına girdi.

Şule Çet cinayeti nasıl oldu?

Gazi Üniversitesi'nde öğrenim gören Şule Çet, 28 Mayıs'ta bir plazanın 20. katından düşerek hayatını kaybetmişti. Çet'in önce cinsel istismara maruz kaldığı, ardından camdan itildiği iddia edilmiş, olayın sanıkları Çağatay Aksu ve Berk Akand tutuklanmıştı. 

Olay yerinde "bardak yıkama sesi" test edildi

Çet'in hayatını kaybettiği plazada 17 Haziran'da keşif yapıldı. Keşif sonucu hazırlanan 49 sayfalık rapor mahkemeye sunuldu. Sanık Berk Akand, Şule Çet'in camdan düşmesinin ardından sanık Çağatay Aksu'nun mutfakta içki bardaklarını yıkadığını duyduğunu belirtmişti. Bu, delil karartmanın kanıtı olarak gösterilmişti. Olay yeri keşfi sırasında mutfakta yıkanan bardak sesinin içeriden duyulup duyulmayacağının testi sonucu net olarak duyulabileceği tespit edildi.

Kapıdan camı görebilmesi mümkün değil

Şule Çet davası keşif sonuçlarında, Sanık Aksu'nun parmağındaki kırığın iddia edilen şekilde tartışma sırasında oluşabileceği gibi, Şule Çet'i tutmaya çalışırken de olabileceği belirtildi. Otopside Çet'in ayaklarındaki bulguların da iki yönlü olabileceği belirtildi. Öte yandan, söz konusu odanın mimari yapısı ele alındığında, kapıdan giren bir şahsın kolon çıkıntısı ve kitaplık engelleri nedeniyle, camdan düşen birini görmesinin imkansız olacağı belirtildi. Tüm ihtimalleri göz önünde bulunduran bilirkişiler, "mevcut verilerle aralarında kesin bir ayrım yapılamadığı" kanaatini bildirdi.