Önceki gün, Millet İttifakı Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu ile ilgili suikast iddialarının ortaya atılmasının ardından güvenlik önlemleri üst seviyeye çıkarıldı. 

Ankara mitinginden önce Samsun'da vatandaşlara hitap eden Kılıçdaroğlu'na miting sırasında sahnede uzun namlulu korumalar eşlik etti ve korumalar konuşma boyunca sahnede kalırken Kılıçdaroğlu'nun çelik yelek giydiği görüldü.

Geçtiğimiz günlerde Erzurum'da taşlı saldırıya uğrayan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da Ankara mitinginde de benzer görüntüler kaydedildi. İmamoğlu'nun da sahneye çelik yelek giyerek çıktığı görüldü. 

Kılıçdaroğlu ve İmamoğlu'nun çelik yelek giymesi gündemde tartışma yaratırken; İçişleri Bakanı ve AK Parti İstanbul 2. Bölge Milletvekili adayı Süleyman Soylu, konuyla ilgili olarak  "7 yıldır içişleri bakanlığı yapıyorum. Bütün terör örgütlerinin hedefindeyim. Amerika'nın hedefindeyim. Dün Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, görünmesini sağlayarak çelik yelek giymiş. 11 yıldır bu ülkede seçim yapıyorsun, kılına zarar geldi mi? Burnuna sinek kondu mu? Veyahut da bununla ilgili dönüp şöyle bir problemim şöyle bir sıkıntım var dediğin bize müracaat ettiğin hangi meselede Türkiye Cumhuriyeti bunun tedbirini almamış?" sözleriyle sert çıkıştı. 

Mitinglerde çelik yelek giyen Kılıçdaroğlu ve İmamoğlu'na Bakan Soylu'dan tartışma yaratacak çıkış!

Kılıçdaroğlu seçimden önce gelen "Kaybederseniz bırakacak mısınız?" sorusuna bakın ne cevap vermiş Kılıçdaroğlu seçimden önce gelen "Kaybederseniz bırakacak mısınız?" sorusuna bakın ne cevap vermiş

Soylu, açıklamasını "Biz Güneydoğu'da çocuklarımız rahat okula gidemezken, şuan da çoluğu çocuğu, annesi, kızı herkesin rahat bir hayat yaşadığı, PKK'dan PYD'den kurtarıp huzura götürdüğü bir Türkiye'de Ankara'dan İstanbul'a yürümüşüsün, kilometrelerce yürümüşsün, ayağına en ufak bir sıkıntı gelmemiş. Bunu sağlayan güvenli bir Türkiye'yi, sanki bir şey varmış gibi, sanki bir tehlike varmış gibi oyunlara girebilmek. Türkiye Cumhuriyeti Devletini böyle aşağılamaya çalışabilmek, 'beni öldürecekler, beni şöyle yapacaklar, beni böyle yapacaklar' diye kendi üzerinden yeni bir istismarın içine girebilmek tiyatrodan başka bir şey değildir" sözleriyle bitirdi.