Hüzün kokan şiirlerin babası Turgut Uyar kimdir?

Turgut Uyar kimdir? Turgut Uyar 34 yıl önce aramızdan ayrıldı. Geriye şiirleri ve aşk sözleri kaldı. Turgut Uyar'ın hayat hikayesini sizler için derledik.

Hüzün kokan şiirlerin babası Turgut Uyar kimdir?

22 Ağustos 1985'te hayata gözlerini yuman usta şair Turgut Uyar, ölümünün 34. yıl dönümünde de sevenleri tarafından şiirleriyle anılıyor. 7'den 70'e herkes, usta ismin şiirlerinden en az birini biliyor. Ancak hayat hikayesi edebiyatseverler dışında pek merak edilmiyor. Turgut Uyar kimdir? Turgut Uyar kaç yaşında ölmüştür? Aslen nerelidir? Turgut Uyar'ın en güzel şiirleri hangileridir? gibi merak edilenlere haberimizin detayından ulaşabilirsiniz. 

TURGUT UYAR KİMDİR?

4 Ağustos 1927'de Ankara'da dünyaya gelen şair, babasının mesleği nedeniyle okul hayatı boyunca şehir şehir gezdi. Maddi sebeplerle ortaöğrenimini askeri okulda tamamladı. Babası Hayri Bey, subay olduğu için evden sık sık ayrılıyordu. Bu durum Turgut Uyar'ın kişiliğinin gelişmesinde önemli rol oynuyordu. Babasından ayrı kaldığı dönemlerde içe kapanan, sessiz bir çocukluk geçiren Uyar, bu sebeple hassas bir kişiliğe dönüştü. Uyar, bu zamanlarını şu sözlerle anlattı: "Hüzünlü bir çocuktum. Nedense hep ağlamaya hazır. Ağabeyim bana sataştıkça annem 'Yapma oğlum' derdi ona, 'O içli bir çocuk.'"

TURGUT UYAR'IN SANATÇI KİŞİLİĞİ

Şair, sanatsal kişiliği ve hafızalara kazanan sözlerinin yanında, yaşadığı büyük aşkla da kalbimize dokundu. Müziğe ilgi duyan bir ailede büyüyen şair, ilkokulda şiir yazmaya başladı. Bu zamanlarını, "Daha ilkokulda, vezin ve kafiyeden haberim olmadığı çağlarda manzumeler yazardım" diye anlatıyor. Lisede günde 3-4 şiir yazacak seviyeye erişti. Yad adlı ilk şiiri, Yedigün Mecmuası'nda yayımlandı. Bu dönem,Ömer Hayyam, Nedim, Tevfik Fikret, Yahya Kemal gibi usta isimleri kendine örnek alarak kendine bir rota çizdi ve Çağdaş Türk Edebiyatı'nın önde gelen isimlerinden biri haline geldi. 1949'da ilk şiir kitabı olan Arz-ı Hal'i çıkaran şair, kısa süre sonra Türkiyem adlı kitabı kaleme aldı. Uyar, ölümünden bir yıl öncesine kadar Dünyanın En Güzel Arabistanı, Tütünler Islak, Divan, Kayayı Delen İncir, Büyük Saat gibi pek çok eser yazdı. Türk Dil Kurumu Çeviri Ödülü, Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü, Behçet Necatigil Şiir Ödülü gibi bir çok başarıya imza attı. 

TURGUT UYAR'IN HAYATI

iŞ HAYATI

Askeri okuldan mezun olan Uyar, babasının izinden giderek askeri memur olarak göreve başladı. Çeşitli illerde çalıştıktan sonra askerliğin ona göre olmadığını anlayarak 1958'de görevinden ayrıldı. Ankara'da Türkiye Selüloz ve Kağıt Fabrikaları'nda çalışıp buradan emekli oldu. Emekliliğin ardından İstanbul'a yerleşti. 

EVLİLİKLERİ

Öğrencilik yıllarında ailesinin isteği nedeniyle bir evlilik yaptı. Henüz 18 yaşındayken baba olan Uyar'ın, bu evlilikten Bekir Tunga, Semiramis, Şeyda isimli üç çocuğu dünyaya geldi. Ancak bu evlilik boşanmayla sonuçlandı. Emeklilikten sonra İstanbul'a yerleşen Uyar, burada gerçek aşkı buldu. Ancak bu sırada Tomris Uyar Cemal Süreya ile beraberdi. Bir dönem mektup arkadaşlığı yapan ikili, zamanla büyük bir aşka dönüştü. 1969 yılında ünlü şair, Tomris Uyar ile hayatını birleştirerek şiirleriyle ölümsüzlüğe erişen bir evliliğe adım attı. Bu evlilikten Halil Turgut dünyaya geldi. 

TURGUT UYAR NEDEN ÖLDÜ? TURGUT UYAR KAÇ YAŞINDA ÖLDÜ?

Uyar, siroz hastalığı sebebiyle 22 Ağustos 1985 yılında yaşamını yitirdi. Uyar, vefat ettiğinde 58 yaşındaydı. Şiirlerinde çoğunlukla aşk, hüzün, ayrılık, vatan, özlem gibi temalara yer veren Uyar, en çok Göğe Bakma Durağı adlı şiiriyle biliniyor.

TURGUT UYAR'IN EN GÜZEL ŞİİRLERİ

Göğe Bakma Durağı

İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım
Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından
Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
Şu aranıp duran korkak ellerimi tut
Bu evleri atla bu evleri de bunları da
Göğe bakalım

Falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım
İnecek var deriz otobüs durur ineriz
Bu karanlık böyle iyi aferin tanrıya
Herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum
Hırsızlar polisler açlar toklar uyusun
Herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam
Herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım
Nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda
Beni bırak göğe bakalım

Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
Tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum

Bu senin eski zaman gizlerin yalnız gibi ağaçlar gibi
Sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor
Seni aldım bu sunturlu yere getirdim
Sayısız penceren vardı bir bir kapattım
Bana dönesin diye bir bir kapattım
Şimdi otobüs gelir biner gideriz
Dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
Bir ellerin bir ellerim yeter belliyelim yetsin
Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat
Durma kendini hatırlat
Durma göğe bakalım

Bir Gün Sabah Sabah

Bir gün sabah vakti kapıyı çalsam,

Uykudan uyandırsam seni:
Ki, daha sisler kalkmamıştır Haliç'ten.
Vapur düdükleri ötmededir.
Etraf alacakaranlık,
Köprü açıktır henüz.
Bir gün sabah sabah kapıyı çalsam...

Yolculuğum uzun sürmüş oldukça
Gece demir köprülerden geçmiştir tren.
Dağ başında beş on haneli köyler,
Telgraf direkleri yollar boyunca
Koşuşup durmuş bizle beraber.

Şarkılar söylemişim pencereden,
Uyanıp uyanıp yine dalmışım.
Biletim üçüncü mevki,
Fakirlik hali.

Lületaşından gerdanlığa gücüm yetmemiş,
Sana Sapanca'dan bir sepet elma almışım..

Ver elini Haydarpaşa demişiz,
Vapur rıhtımdadır pırıl pırıl,
Hava hafiften soğuk,
Deniz katran ve balık kokulu
Köprüden kayıkla geçmişim karşıya,
Bir nefeste çıkmışım bizim yokuşu...

Bir gün sabah sabah kapıyı vursam,
-Kim o ? dersin uykulu sesinle içerden.
Saçların dağınıktır, mahmursundur.
Kimbilir ne güzel görünürsün sevgilim,
Bir gün sabah vakti kapıyı çalsam,
Uykudan uyandırsam seni,
Ki, daha sisler kalkmamıştır Haliç'ten.
Fabrika düdükleri ötmededir.

TURGUT UYAR'IN EN GÜZEL SÖZLERİ

"Herkes ne zaman ölür; elbet gülünün solduğu akşam!

 Aldım anlayamadım; öldüm anlayamadım almadığım bir akşam.."

"Bozuk bir saattir yüreğim hep sende durur"

"Cümbür cemaat aşka abanıyoruz."

"Durduğum yer benim değil iken, gidebilecek bir yerimin olmaması ne acı; gidebilecek bir yerim yok iken hala ve inatla durmayışım ne gaflet; nihayetinde ölmüyorken yaşıyor olan insanın, yaşıyorken öldüğünü bilmemesi bu, bu ne tuhaf bi’ hayret."

Güncelleme Tarihi: 22 Ağustos 2019, 13:11
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER