Dünyada en çok okunan ikinci şiir Orhan Veli'ye ait

Her yıl haziran ayında düzenlenen Berlin Şiir Festivali'nin bu yıl 20.'si düzenlendi. Festivalde Lyrikline her yıl şiir istatistiklerini açıklıyor.

Dünyada en çok okunan ikinci şiir Orhan Veli'ye ait

Her yıl haziran ayında düzenlenen Berlin Şiir Festivali'nde bu yıl 20.'si düzenlendi. Lyrikline her yıl şiir istatistiklerini açıklıyor.

1999’dan beri yayında olan, bünyesinde 84 dilde 1375 şairin 12312 şiiri, 18502 çevrisi ve bu şiirlerin şairlerin kendi sesinden kayıtlarını barındıran Lyrikline, her yıl haziran ayında Berlin Şiir Festivali kapsamında editörleri ile toplanıp yıllık istatistikleri açıklıyor. Sitenin verilerine göre, bu yıl Türkiye’den en çok okunan şiirler şöyle:

-Anlatamıyorum (Orhan Veli)

-Hürriyete Doğru (Orhan Veli)

-Sevgilerde (Behçet Necatigil)

-Masalların Masalı (Nâzım Hikmet)

-İdiller Gazeli (Haydar Ergülen)

-Angina Pektoris (Nâzım Hikmet)

-Denizi Özleyenler İçin (Orhan Veli)

-Güzel Havalar (Orhan Veli)

-Büyük İnsanlık (Nâzım Hikmet)

-Belkim Bir Kertenkeleyim (Can Yücel)

EN ÇOK ŞİİR OKUYAN ÜLKELER

179 ülkeden okuru olan sitenin Haziran 2018 - Mayıs 2019 tarihleri arasınındaki son istatistiğine göre en çok şiir okunan ülkeler şöyle sıralanıyor:

1. Almanya

2. ABD

3. Türkiye

4. Büyük Britanya

5. Sırbistan

6. Avusturya

7. İspanya

8. İsviçre

9. Rusya

10. Fransa

EN AZ ŞİİR OKUYAN ÜLKELER

En az şiir okunan ülke ise listede Burundi olarak yer alıyor. Burundi'yi Kenya, Nijerya, Belarus ve Letonya izliyor.

Orhan Veli'nin şiirini Mor ve Ötesi ekibi kendi sözlerini de ekleyerek şarkı olarak sunmuştu.

İşte o şarkı:

Orhan Veli Kanık kimdir? 

Orhan Veli Kanık, İstanbul‘un Beykoz semtine bağlı Yalıköyü'nde 13 Nisan 1914 tarihinde doğdu. Babası Cumhurbaşkanlığı Armoni Orkestrası şefi, klarnet ustası Mehmet Veli Kanık, annesi Fatma Nigar Hanım'dır.

Orhan Veli Kanık'ın edebiyata ilgisini ilk fark eden kişi, ilkokul öğretmeni Sedat Bey oldu ve bu konuda yetenekli gördüğü öğrencisini yazmaya teşvik etti. Kanık'ın çocukluk yıllarında kaleme aldığı ilk öyküsü, ''Çocuk Dünyası'' eski yazıyla basılan bir dergide yayımlandı.

Ankara'da geçen lise yıllarında Kanık, Oktay Rıfat Horozcu'yla tanıştı ve Melih Cevdet Anday'la arkadaş oldu. Ortak duygu ve düşüncelerle bağlı oldukları edebiyat zevki, üç arkadaşı birbirine yakınlaştırdı.

Bu üç arkadaş kendi görüşlerini ifade edebilmek ve kaleme aldıkları yazıları, şiirleri yayımlayabilmek için Ankara Lisesi okul kooperatifinin finansörlüğünde, “Sesimiz”adını verdikleri bir dergi çıkarmaya başladı. Kanık, okul arkadaşı Hıfzı Oğuz Bekata‘nın etkisinde kalarak, düz yazıdan manzumeye geçti ve ilk şiirleri bu dergide basıldı.

Üç genç şair, çıktıkları bu edebiyat yolculuğunda, öğretmenleri arasında yer alan ünlü şair Ahmet Hamdi Tanpınar başta olmak üzere, Halil Vedat Fıratlı ve Yahya Saim Sinanoğlu‘nun büyük desteğini gördü.Üç genç şair, çıktıkları bu edebiyat yolculuğunda, öğretmenleri arasında yer alan ünlü şair Ahmet Hamdi Tanpınar başta olmak üzere, Halil Vedat Fıratlı ve Yahya Saim Sinanoğlu‘nun büyük desteğini gördü.

Şairin yazınsal kimliğini tam olarak ifade eden, biçim ve üslup bakımından tarzını bulmuş olan ilk şiirleri Nahit Sırrı Örik‘in desteğiyle, “Varlık” dergisinde yayımlandı. Genellikle aşk, özlem, çocukluk anıları gibi temaları yoğun bir duygusallıkla işlediği bu şiirlerin büyük bir kısmında, “Mehmet Ali Sel” takma adını kullandı. Adını edebiyat çevrelerine duyurmayı başaran Kanık, 1936-1942 seneleri arasında, dönemin popüler kültür-sanat dergilerinden İnsan, Ses, Gençlik, Küllük, Inkilapçı Gençlik, Demet, İşte ve Aile'de manzume ve düz yazılarıyla yer aldı.

Garip akımını başlattılar

Daha sonra Melih Cevdet ve Oktay Rıfat ile birlikte çıkardıkları “Garip” adlı şiir kitabıyla, Türk edebiyat tarihinde, ''Garipçilik'' (Birinci Yeni) ismi verilen yeni bir şiir akımı başlattı.

Halk dilinde, yalın bir ifade tarzıyla manzumeler kaleme alan Garipçiler, hicivsel unsurlar ve mizah öğeleri kullanmak suretiyle, gündelik olayların da söz konusu yapılabileceğini gözler önüne serdi.

10 Kasım 1950'dae bir haftalığına geldiği Ankara'da belediyenin kazdığı bir çukura düştü ve başından hafifçe yaralandı. İki gün sonra İstanbul'a döndü. 14 Kasım günü bir arkadaşının evinde öğle yemeği yerken fenalık geçiren şair hastaneye kaldırıldı. Beyinde damar çatlaması yüzünden başlayan rahatsızlığın sebebi doktor tarafından anlaşılamadı ve Kanık'a alkol zehirlenmesi teşhisiyle tedavi uygulandı, ancak beyin kanaması geçirdiği sonradan anlaşıldı. Aynı akşam sekizde komaya giren şair gece 23.20'de komadan çıkamayarak Cerrahpaşa Hastanesi'nde hayata veda etti.

Ahmet Hamdi Tanpınar'ın Orhan Veli için söyledikleri

Lisedeki edebiyat hocası Ahmet Hamdi Tanpınar, Kanık'ı hastanede ziyaret etme fırsatı buldu ve bu olayı şöyle anlattı:

''Daha orta mektebin birinci sınıfında talebem olan Orhan'ı Cerrahpaşa Hastanesi'nde son defa oksijen çadırının altında yarı çıplak, güçlükle nefes alır ve o kadar güzel hayallerin yakaladığı dünyamızı yalnız akı görünen gözlerinden boşanırken gördüğüm günü hiçbir zaman unutamam. Şiirimize tatlı anlaşmazlığı ve lezzeti getiren zeka, kendisi olmaktan çıkmıştı.''

Güncelleme Tarihi: 12 Temmuz 2019, 12:15
YORUM EKLE
YORUMLAR
nuran paro
nuran paro - 1 hafta Önce

Bir şairimiz büyük bir olasılıkla Anakarada o zamanki belediyenin açıp kapatmayı ihmal ettiği bir çukura düşerek geçirdiği kaza sonucu hayatını kaybetti. Yanlış tedavi de ikinci neden. Büyük şairimiz Orhan Veli Kanık için şiir gibi bir cennet diliyorum.
Yollarda ki çukur ve tümsekleri önemsemeliyiz.Çok yakında bir arkadaşım yürürken yürüme yolunda atılmış taş toprak ve atık maddelerin oluşturduğu engebe yüzünden düşerek ayak bileğinde oluşan küçük kemiklerin kırığı, kaval kemiğindeki kırık ve çatlak yüzünden uç ameliyat geçirdi ve 5,5 aydır yeni yürümepe başladı.Belediyelere bu konunun önemini duyurmak istedim.

SIRADAKİ HABER