Soylu ile İmamoğlu'nun sert polemiği: O ahmağa söyleyin... Söyleyene bakarım adam mı diye...

İçişleri Bakanı Soylu, "Avrupa Parlamentosu'na gidip, Türkiye'yi şikayet eden ahmağa söylüyorum. Bunun bedelini bu millet sana ödetecek!" sözleriyle, Fransa'da yaptığı konuşması nedeniyle İBB Başkanı İmamoğlu'na ağır yüklendi. Soylu'nun eleştirilerine İmamoğlu'ndan cevap gecikmedi: Ben lafa bakarım laf mı diye, bir de söyleyene bakarım adam mı diye. Seviyesine inmeyeceğim. 31 Mart'ta seçimi iptal edenler ahmaktır.

Soylu ile İmamoğlu'nun sert polemiği: O ahmağa söyleyin... Söyleyene bakarım adam mı diye...

Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi'nde yaptığı konuşma nedeniyle İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nu sert sözlerle eleştiren İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, İmamoğlu için "Avrupa'ya giderek Türkiye'yi şikayet eden ahmağa söylüyorum. Bunun bedelini bu millet sana ödetecek" ifadelerini kullandı.

"Türkiye'yi şikayet eden ahmağa söylüyorum"

İçişleri Bakanı Soylu, Ankara'da bir otelde gerçekleştirilen Polis Merkezleri Eğitici Yetiştirme Kursu 2. Grup Açılış programında konuştu.

Soylu şunları kaydetti:

Avrupa Parlamentosu'na gidip, Türkiye'yi şikayet eden ahmağa söylüyorum. Bunun bedeleni bu millet sana ödetecek. Bu iş o kadar bedava değil. Yazıklar olsun. Bu milletin sana okuttuğu okula yazıklar olsun. Bu milletin sana verdiği emeğe yazıklar olsun. Birileri eline silah alacak, 9 aylık çocuklarımızı, 11 aylık bebeklerimizi şehit edecek, orada Kürt, Arap ve Türk kardeşlerimizin dükkanını açmasını engelleyecek, çocukların üniversiteye gitmesini engelleyecek, bunu o belediyenin belediye başkanları yapacak, sen de Avrupa Birliği Parlamentosu'na gideceksin veya oradaki belediye toplantısına gideceksin, Türkiye'yi şikayet edeceksin. Yazıklar olsun. Bunları söyleyemeceksek, bunları ifade edemeyeceksek yaptığımız görevin ne anlamı var. Bu kadar ucuz mu bu işler.

"Sana yazıklar olsun!"

"Bu belediyeleri haksızlıkla aldınız" diyenlere seslenen  Soylu, "Yazıklar olsun size. Ne yapacağız, ağzımızı açıp bekleyecek miyiz? İlk önce çukur kazsınlar, ondan sonra Rasulayn ve Tel Abyad'daki gibi onları betonlasınlar, tünel kazsınlar, ondan sonra kendilerine verilmiş ağır silah ve mühimmatla ülkemizi bölsünler, parçalasınlar. Ülkemizin ekonomik kayıplarına sebebiyet versinler. Özgürlüğümüze, hürriyetimize, huzurumuza ve kardeşliğimize saldırsınlar, biz de 'Seçildiler, biz ne yapalım' mı diyelim?" değerlendirmesinde bulundu.

"Ben söyleyene bakarım adam mı diye..."

Bakan Soylu'nun ağır ifadelerine İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, "Ben lafa bakarım laf mı diye, bir de söyleyene bakarım adam mı diye. Seviyesine inmeyeceğim bir alan bu. Seçim sürecinde de seviyesine inmeyeceğimi defalarca dile getirmiştim" sözleriyle yanıt verdi.

"Seviyesine inmeyeceğim"

İmamoğlu, Soylu'ya yönelik şunları söyledi: Ben lafa bakarım laf mı diye, bir de söyleyene bakarım adam mı diye. Seviyesine inmeyeceğim bir alan bu. Seçim sürecinde de seviyesine inmeyeceğimi defalarca dile getirmiştim. Bu seviye noktasından söyledikleri ve yaptıkları da zaten belli. O tarafına çok girmek istemiyorum. Ve bu seviye noktasında söyledikleri, yaptıkları da zaten belli. O tarafına çok girmek istemiyorum ama oraya bir cümle kurmak isterim.

"31 Mart'ta İstanbul seçimlerini iptal edenler ahmaktır"

31 Mart'ta seçimi iptal edenler ve dünyada, Avrupa'da, onların gözünde nereye düştüğümüz noktasında, o olan şeylere, biten şeylere baktığımızda, tam da işte 31 Mart'ta seçimi iptal edenler ahmaktır. Önce ona bir odaklansın. Ama çok tabi benim inmeyeceğim seviyede. Yine ben onu devlet adamlığı yapmaya davet ediyorum ama yeter! Bıktım artık! Artık davet ede ede o da bir karşılık bulmadı. Birincisi; ben, Strasburg'da Türkiye'yi nasıl anlattığımı çok iyi biliyorum. Tamamı YouTube'da var. Bir-iki kelimeyi bilgi edinip, bunu söylemek… Sadece işte böyle araştırmadan, lafını bilmeden, bugün söylediğini yarın unutan kişiler ancak bunu yapabilir.

"Bir İçişleri Bakanı'na yakışmadı"

İmamoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: 6-7 sene önce birini övüp, ona karşı tehdit savuranlar ancak böyle hatalar yapabilir. Ben, o seviyeyi bilmiyorum. Ama ben, Strasburg'da memleketimi gayet iyi savundum. Onların söyleyemeyeceği, yapamayacağı derinlikte ve şiddetle, mülteci konusunda, sığınmacı konusunda Avrupa'nın Türkiye'yi nasıl yalnız bıraktığını anlattım. Aynı zamanda, buraya gelip raportör olarak çalışan heyete, hükümetin izin vermesi konusunun önemli olduğunu söyledim ve hükümete teşekkür ettim. Birçok içeriği var. Ben, orada geçerli şeyleri tek tek sıraladım. Bu konuda benim milliyetçiliğimi, benim milli duygularımı eleştirecek veya bunları seviyelendirecek… Makamını bir kenara koyuyorum; öyle bir Allah'ın kulu yok. Benim kimseyi sorgulamayacağım gibi, o da sorgulayamaz. Zaten Allah'a havale ediyorum onu. Daha çok haddini bilen bir tavrı olmadığı için Allah'a havale ediyorum. Ama ben, orada memleketimle ilgili çok değerli, çok güzel tespitler yaparak, savunmamı da yaparak, Avrupa'yı sorumluluğa da davet ederek cümleler kurdum. Üzücü. Bir İçişleri Bakanı'na yakışmadı.

Ne olmuştu?

Geçtiğimiz hafta Avrupa Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi (AYBYK) Genel Kurulu Türkiye oturumuna konuşmacı olarak katılan İmamoğlu, İstanbul seçimlerinin 'örnek olması gerektiğini' söylemiş ve kayyumları eleştirmişti. İmamoğlu "Seçimle gelenin, seçimle gitmediği yerde ne demokrasi olur ne de hukukun üstünlüğü kalır" yorumunda bulunmuştu.

Selim Ural

selimural.com


İletişim Hesapları
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER