'Dışa bağımlılığı yüzde 80'lerden yüzde 30'lara indirdik'

TCG Kınalıada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla hizmete girdi.

'Dışa bağımlılığı yüzde 80'lerden yüzde 30'lara indirdik'

Tuzla'daki İstanbul Tersane Komutanlığı'nda MİLGEM projesinin 4’üncü gemisi olarak inşa edilen TCG Kınalıada’nın (F-514) hizmete giriş töreni ve Pakistan MİLGEM Korvet Projesi 1’inci gemi sac kesme törenini Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın katılımlarıyla gerçekleşti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende bir konuşma yaptı. Erdoğan, konuşmasına dördüncü milli gemimiz Kınalıada korvetinin ülke, millet ve denizcilerimize hayırlı olmasını temennisinde bulunarak başladı. Sahil Güvenlik ve donanmanın kendi karasularımız ve dünyanın dört bir yanındaki tüm insanlığın huzuru, adalet ve barışı için çalıştığını ve çalışmaya devam edeceğini söyleyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Son dönemde dünya ve özellikle Akdeniz'de yaşanan hadiseler bize her alanda olduğu gibi denizlerde de daha güçlü olmamız gerektiğini işaret ediyor. Bu sebeple karada ve havada devreye aldığımız nice savunma ve taarruz sistemlerimiz gibi MİLGEM gemilerimizi de kararlılıkla inşa ediyor denizlere uğurluyoruz. Türkiye bugün dünyada savaş gemisini milli imkanlarıyla tasarlayan, inşa eden ve idamesini gerçekleştirebilen 10 ülkeden biri olmuştur. Hepimiz ürettiğimiz Heybeliada'yı 2011'de, Büyükada'yı 2013'te, Burgazada'yı 2016'da denize indirmiştik. MİLGEM projesinde yıllar içerisinde edinilen tecrübe ile yerlilik oranını yüzde 70 seviyesine kadar yükselttik. Bugün de onu denize indiriyoruz. Kınalıada'nın tasarım, inşa ve entegrasyon faaliyetleri İstanbul Tersanesi Komutanlığında yürütüldü. Bu süreçte ihtiyaç duyulan tasarım, araştırma geliştirme hizmet alım işleri ve tedarik savunma sanayi başkanlığımız tarafından yerli ve milli imkanlarla gerçekleştirildi. Gemimizin platform ve dizayn sistemleri STM, silah ve sensör sistemleri ASELSAN, savaş yönetim sistemleri HAVELSAN tarafından sağlandı. Bu firmalarımızın altında 50'den fazla yerli firma alt yüklenici olarak görev yapıyor."

"Dışa bağımlılığı yüzde 80'lerden yüzde 30'lara indirdik"

Projesine ortak olunan F-35 uçaklarında yaşananların kararlığı artırdığına dikkat çeken Erdoğan şöyle konuştu:

"Nasıl korvetlerimizi kendimiz inşa ettiysek, Atak helikopterlerimizi kendimiz yapabildiysek, nasıl İHA'larımızı, SİHA'larımızı, uydularımızı geliştirip uçurduysak inşallah kendi savaş uçağımıza da kavuşacağız. Savunma sanayiinde dışa bağımlılığımızı yüzde 80'lerden yüzde 30'lara indirerek önemli mesafe katettik. Neredeyse yok denecek seviyede olan savunma sanayiindeki araştırma geliştirme harcamaları 1.5 milyar dolara yaklaştı. Ülkemizde 700 ayrı savunma sanayii projesi yürütülmektedir. Proje hacmi itibarıyla sektörde 60 milyar dolarlık büyüklüğe ulaştık. İhale sürecindekilerle bu rakam 75 milyar dolara çıkacak. Dünyanın en büyük yüz savunma şirketi arasına giren 5 firmamız bulunuyor. İnşallah bu sayı sürekli artacaktır. Hedefimiz 2023 yılında savunma sanayiinde dışa bağımlılığımızı tamamen ortadan kaldırmaktır. Yürüttüğümüz çalışmaların sonuçlarını kendi ihtiyaçlarımızı karşılama yanında dostlarımız ve kardeşlerimizle paylaşıyoruz. Savunma ve havacılık ihracatımız geçtiğimiz yıl itibarıyla yaklaşık 2.5 milyar doları buldu. Özellikle son 6 yıldır birbiri ardına yaşadığımız sıkıntıların gerisindeki sebeplerden birisi de Türkiye'yi bu hedeflere ulaşmaktan alıkoymak olduğu açıktır. Hep söylediğim gibi başaramayacaklar, madem uyuyan devi uyandırdılar sonuçlarına da katlanacaklar. Az önce Pakistan Deniz Kuvvetleri Komutanını dinledik, Keşmir'den bahsetti. 8 milyon insan adeta açık hava hapishanesinde şu anda yaşamaya mahkum edildi. Her türlü işkenceye maruz bırakılıyor. Bu olayın bir diğeri Filistin'de yaşanıyor. Peki insanlık buna karşı ne yapıyor? Dünyadaki güçlü ülkelerin sesleri çıkıyor mu, hayır. Sadece biz konuştuk, Malezya konuştu. Kimse konuşmadı. Maalesef herkesin zihinlerinde başka senaryolar var ama bizim zihnimizde tek senaryo var. Biz Hakk'ın ve haklının yanında olmaya devam edeceğiz, mazlumların yanında olmaya devam edeceğiz. Güçlünün yanında değil, çünkü bizim inancımızda güçlünün haklı olduğu değil, haklının güçlü olduğu bir dünya var."

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER